Kafkaslarda Barış Süreci ve Yeni Umutlar
Kafkaslarda barış süreci, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin gelişimiyle yeni bir döneme girmekte.
Ermenistan’da Nikol Paşinyan’ın iktidara gelmesi, bölgedeki ilişkilerin yeniden şekillenmesi için bir fırsat sunmuş gibi görünüyor. Paşinyan, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan’ın barışın sağlanması için iyi ilişkiler kurmasının önemini kavrayan bir liderdir.
İlişkilerin yumuşaması, Ermenistan’dan Türkiye’ye yapılan uçuşların sayısında belirgin bir artışa yol açmıştır. Ayrıca, Türkiye’ye yönelik savunma harcamalarının azaltılması, bu kaynakların ülke içindeki refahı artırmak için kullanılması ihtimalini gündeme getirmiştir.
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Erivan’da düzenlenen Avrupalı liderlerin toplantısına katılması, önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Normalde bu tür toplantılara sadece devlet veya hükümet başkanlarının katılması beklenirken, Türkiye için özel bir durumla Yılmaz’ın katılımı sağlanmıştır. Cumhurbaşkanı’nın toplantıya katılmaması, Ermenistan’ın bazı politikalarını onaylamadığını göstermek amacı taşımaktadır. Ancak Yılmaz gibi üst düzey bir temsilcinin gönderilmesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi yönündeki çabaların bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Türkiye, Azerbaycan’ı rahatsız etmeden Ermenistan ile daha iyi ilişkiler kurmayı hedeflemekte ve bu sayede Avrupa Birliği ile olan bazı anlaşmazlıkların çözülmesini ummaktadır.
Geçmişten Günümüze Ermenistan-Türkiye İlişkileri
Ermenistan’ın Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye, bu ülkeyi hemen tanımasına rağmen, ikili ilişkilerde dostane bir atmosfer oluşmamıştır. Ermenistan Anayasası’nda Türkiye’ye yönelik yayılmacı hedefler yer alıyordu. İlk dönemlerde Ter Petrosyan hükümeti, Türkiye ile ilişkileri geliştirmek istemiş ancak Türkiye’nin bu girişime tepkisi yavaş kalmıştır. Ermenistan’daki hükümet değişiklikleri, bu ilişkilerin gelişimini olumsuz etkilemiştir. Serj Serkisyan ve Robert Koçaryan yönetimi, Ermeni diasporasının etkisiyle Büyük Ermenistan hayalini yeniden canlandırmış, bu da Türkiye ile ilişkilerin daha da kötüleşmesine neden olmuştur.
Paşinyan’ın iktidara gelmesi, ilişkilerin yeniden şekillenmesi için bir fırsat sunmuş gibi görünmektedir. Paşinyan, barışın sağlanması için Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan’ın iyi ilişkiler kurması gerektiğini anlamış bir liderdir. Önceki yönetimlerin komşularından toprak talep etmesi, barış sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. Paşinyan, bu yayılmacı düşüncelere karşı çıkarak, komşu ülkelerin de toprak taleplerinin olabileceği konusunda halkını bilgilendirmiştir. Ermenistan anayasasında yer alan yayılmacı sembollerin kaldırılması gerektiğine inanmakta ve halkına askeri harekatlarla elde edilen toprakların aslında Azeri toprağı olduğunu açıklamaktadır. Şu anda sınırların netleştirilmesine yönelik çalışmaların ilerlediği düşünülmektedir.
İran, Azerbaycan’ın Nahçıvan otonom bölgesini ana ülkeye bağlayacak bir ulaşım koridorunun açılmasına onay vermiştir. Bu koridor, Türkiye ile Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri arasındaki mesafeyi kısaltacak ve Türk taşıtlarının İran üzerinden geçişini kolaylaştıracaktır. Koridorun inşasıyla ilgili detayların üzerinde çalışıldığı ve sürecin ilerlemekte olduğu belirtilmektedir. Hatta, bu projenin Trump yönetimi tarafından desteklenmesi beklenmektedir, bu da projenin hızla tamamlanma olasılığını artırmaktadır.
Ermenistan’da Seçim Süreci
Paşinyan’ın uyguladığı politikaların, kendisinden sonra gelecek yönetim tarafından devam ettirilip ettirilmeyeceği belirsizdir. Ermenistan’da yaklaşan seçimler, bazı adayların rekabetçi ilişkiler kurma arzusunu ortaya koymaktadır. Paşinyan, kamuoyu yoklamalarında önde görünmektedir. Ancak, görevde kalabilmesi için dışarıdan destek arayışına girmemesi gerektiği ve yabancı müdahalelerin olumsuz sonuçlar doğuracağı açıktır. Paşinyan’ın izlediği politikaların olumlu sonuçlar vermesi, seçmen nezdindeki inandırıcılığını artıracaktır. Yumuşayan ilişkiler sayesinde Türkiye’ye yapılan uçuşların sayısında artış gözlemlenmekte, ayrıca Türkiye’ye yönelik savunma harcamalarının azaltılması, iç refahın artmasına katkı sağlamaktadır. Ermenistan’ın Türkiye ile ticaretini geliştirmesi beklenen iki sınır kapısının açılması, bu süreçte önemli bir adım olacaktır. Özellikle Iğdır’daki Alişan sınır kapısının açılması, Paşinyan’ın desteklenmesi açısından kritik bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.
Kafkaslarda Barış Umutları
Türkiye, Ermenistan’a yönelik attığı adımların Azerbaycan ile olan ilişkilerine zarar vermemesi için dikkatli davranmaktadır. Bu bağlamda, Ermenistan’a bir sınır kapısının açılması, Azerbaycan’ın itirazıyla karşılaşmamalıdır. Paşinyan yönetimi döneminde Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin iyileşmesi, Türkiye’ye kıyasla daha fazla kazanç sağlayan ülke Azerbaycan olmuştur.
Sonuç olarak, barış ve onun getirdiği fırsatlar, Kafkaslara yavaş da olsa gelmektedir. Tüm tarafların bu sürecin ilerlemesine katkıda bulunması, bölgedeki istikrar için önem taşımaktadır.




