İstihdam Verileri Piyasaları Sarstı: Tahvillerde Düşüş, Hisselerde İyimserlik
ABD’de Aralık ayı istihdam verileri, piyasalarda tahvil satışlarına neden olurken, hisse senetlerinde temkinli bir iyimserlik gözlemleniyor.
ABD’de Aralık ayına ait istihdam verileri, zayıf işe alım rakamlarına rağmen işsizlik oranındaki düşüş ve devam eden ücret artışları ile piyasalarda beklenmedik bir fiyatlama hareketine neden oldu. Tahvil getirilerinin yükselmesiyle birlikte, yatırımcılar Federal Rezerv’in (Fed) bu ay faiz indirimine gitme olasılığını neredeyse tamamen göz ardı etti. Hisse senetlerinde ise temkinli bir iyimserlik hâkim olmaya devam ediyor.
Aralık ayı işsizlik oranının beklenenden daha fazla düşerek %4,4 seviyesine inmesi, ABD Hazine tahvillerinde sert satış baskısı yarattı. Tahvil getirileri, vade boyunca 3 baz puana kadar yükselirken, yatırımcılar Fed’in bu ay faiz indirimine gitme ihtimalini neredeyse sıfıra indirdi. Ancak, 2026 yılı içinde toplam iki faiz indirimi beklentisi devam ediyor ve ilk indirimin yıl ortasında gerçekleşmesi öngörülüyor.
Bloomberg verilerine göre, istihdam artışı beklentilerin gerisinde kalmasına rağmen, işsizlik oranındaki düşüş ve ücret artışlarının devam etmesi, Fed’in “bekle-gör” stratejisini daha da güçlendirdi. Aralık ayında ücretler aylık %0,3 oranında artarken, yıllık artış %3,8 ile enflasyonun üzerinde gerçekleşti.
PGIM Fixed Income Baş Yatırım Stratejisti Robert Tipp, Fed’in politika faizinin “nötr aralığın üst bandına yakın” olduğunu belirterek, “Ekonomi üzerinde belirgin bir fren etkisi yaratmadıklarını düşünüyor olabilirler. Bu durum, bir toplantıyı pas geçmelerine olanak tanıyor” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Piyasalar, Fed’in Ocak toplantısında faiz indirimine gitmeyeceğini neredeyse kesin olarak öngörüyor. Son fiyatlamalara göre, bir sonraki indirimin Haziran ayında gerçekleşmesi ve yılın son çeyreğinde ikinci bir adım atılması bekleniyor. Ancak, bazı Fed yetkililerinin enflasyonun hedefin üzerinde kalmasından duyduğu endişe, gevşeme hızını sınırlayan temel faktör olarak öne çıkıyor.
Natixis’ten John Briggs, “Fed, gürültülü manşet verilerden ziyade işsizlik oranına odaklanıyor. Bu açıdan bakıldığında, veri ABD faizleri için hafif olumsuz bir tablo çiziyor” yorumunu yaptı.
Tahvil piyasası, geçen yıl %6’nın üzerinde bir getiri ile 2020’den bu yana en güçlü performansını sergilemişti. Aralık ayı istihdam raporu sonrası yaşanan satışlara rağmen, bazı stratejistler istihdam yaratımındaki yapısal zayıflığın piyasayı tamamen tersine çevirmediğini savunuyor. Bloomberg Macro Stratejisti Tatiana Darie, “İş yaratımındaki alttan alta süren zayıflık, sadece işsizlik oranına odaklanan satışları sınırlıyor” dedi.
İstihdam verisinin ardından piyasalardaki bir diğer önemli gelişme, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerine ilişkin alacağı olası karar. Tarifelerin iptal edilmesi durumunda, bütçe gelirlerinde düşüş yaşanabileceği ve bunun uzun vadeli tahvil faizleri üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabileceği değerlendiriliyor. JPMorgan stratejistlerine göre, bu senaryo mali endişeleri yeniden gündeme getirerek uzun vadeli getirileri artırabilir; ancak yönetimin alternatif yollarla tarifeleri sürdürme kapasitesi, etkinin sınırlı kalmasına yol açabilir.
Hisse senedi piyasalarında ise daha dengeli bir görünüm sergilendi. S&P 500 endeksi günü %0,2 artışla kapatırken, Dow Jones %0,4 yükseldi, Nasdaq ise yatay bir seyir izledi. Yatırımcılar, zayıf istihdam artışına rağmen işsizlikteki düşüşü ekonominin “ayakta kaldığına” dair bir sinyal olarak değerlendirdi.
ClearBridge Investments’tan Jeff Schulze, Aralık verisinin hükümet kapanmasının ardından işgücü piyasasına dair ilk net tabloyu sunduğunu belirterek, “Karmaşık bir okuma olsa da Fed’i şimdilik beklemede tutacak” dedi. Genel olarak, istihdam verisi piyasaları ikiye böldü: Tahviller Fed’in indirim ihtimalini silerken, hisse senetleri büyümenin yavaş ama devam ettiği beklentisiyle haftayı artıda kapatmaya hazırlanıyor.




