Jeopolitik Riskler İmalat Sektörünü Zorluyor, Dış Talep Düşük
Jeopolitik riskler imalat sektörünü olumsuz etkilerken, dış talep zayıf seyrediyor. İç dinamikler ise görece dayanıklı kalıyor.
Nisan ayına ait İktisadi Yönelim Anketi (İYA) verileri, jeopolitik gelişmelerin dış talep üzerinden imalat sanayisine baskı yapmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte, yatırım ve istihdam eğilimlerinde belirgin bir bozulma gözlemlenmezken, sektörler arasında dikkat çekici bir ayrışma mevcut.
Özellikle taşıt ve diğer ulaşım araçları gibi yatırım malları sektörlerindeki olumlu performans, genel imalat sanayisini destekleyen temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak, ara malları ve tekstil gibi dayanıksız tüketim malları segmentlerinde daha zayıf bir görünüm dikkat çekiyor.
Yüksek enerji fiyatları, maliyet artışı beklentilerini güçlendiriyor. Küresel belirsizliklere rağmen, yatırım ve istihdam eğilimlerinde belirgin bir bozulma yaşanmaması dikkat çekici bir unsur olarak öne çıkıyor. Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), mart ayındaki sert düşüşün ardından nisan ayında da gerilemeye devam etti. Endeks son iki ayda toplamda 5,5 puan düşerek 98,6 seviyesine indi ve bu, Haziran 2025’ten bu yana en düşük düzey olarak kaydedildi.
Kapasite Kullanım Oranı (KKO), son üç aydır %74 seviyesinde yatay seyrederken, tarihsel ortalamaların altında kalmaya devam ediyor. Küçük firmalarda KKO %67,1 ile belirgin bir düşüş gösterirken, orta ölçekli firmalarda %70,8 ile yatay kaldı. Büyük firmalarda ise KKO %77,2 seviyesine geriledi. Bu veriler, üretim tarafında zayıflığın sürdüğüne işaret ediyor.
KKO verileri sektörel bazda farklılaşmayı ortaya koyuyor. Makine ve ekipman ile tütün sektörlerinde en sert düşüş yaşanırken, taşıt ve ulaşım sektöründe toparlanma görülse de önceki kayıplar telafi edilemedi. Gıda sektöründe ise kademeli bir toparlanma devam ediyor. İnşaat bağlantılı sektörlerde genel olarak zayıflama dikkat çekerken, ana metalde sınırlı bir artış gözlemleniyor.
Son üç aya ilişkin üretim hacmi sınırlı bir gerileme gösterirken, mamul stoklarında artış dikkat çekiyor. Bu durum, üretimin talepteki zayıflamaya henüz tam uyum sağlamadığını düşündürüyor. Sipariş tarafında, ihracat siparişleri marttaki sert düşüşün ardından sınırlı bir toparlanma yaşarken, iç piyasa siparişlerinde düşüş daha ılımlı kaldı.
İstihdam eğiliminde son üç aydır kademeli bir zayıflama gözlemleniyor. Yatırım eğiliminde ise sınırlı bir toparlanma olsa da önceki kayıplar henüz telafi edilmedi. Dayanıklı tüketim mallarında istihdam ve yatırım zayıflarken, orta ölçekli firmalarda istihdam artışı gözlemlendi.
İmalat sanayi firmalarının dış sipariş beklentilerinde düşüş, mart ayının ardından nisanda da devam etti. İç sipariş beklentileri sınırlı bir toparlanma gösterse de önceki kayıpların altında kalıyor. Bu durum, jeopolitik gelişmelerin dış talep üzerindeki baskısının sürdüğüne işaret ediyor.
Enerji fiyatlarındaki artış maliyet beklentilerini yukarı çekmeye devam ediyor. Üretici fiyatları endeksi (ÜFE) beklentisi %31,1’den %31,9’a yükselirken, TL kredi maliyetlerine ilişkin beklentiler sıkı finansal koşulların süreceğine işaret ediyor. İYA’nın üç ayda bir açıklanan detaylı verilerine göre, siparişlerdeki düşüşe rağmen üretimi sınırlayan faktörler arasında “talep yetersizliği”nin payı geriliyor. Hammadde ve ekipman yetersizliği tarihsel ortalamaların altında kalırken, işgücü yetersizliği azalmakla birlikte hâlâ yüksek seviyelerde bulunuyor.
Veriler, imalat sanayinin jeopolitik riskler ve zayıf dış talep nedeniyle baskı altında olduğunu gösteriyor. Ancak yatırım ve istihdam tarafında sert bir kırılma yaşanmaması, sektörel ayrışmanın belirgin olması ve iç talebin görece dayanıklı kalması, ekonomide yavaşlama sinyallerine rağmen tam ölçekli bir daralmanın henüz gerçekleşmediğine işaret ediyor.




