Kiracı ve Ev Sahibi Arasındaki Depozito Sorununu Çözmenin Yolu

Kiracı ve ev sahibi arasındaki depozito sorununu çözmek için ortak hesap yöntemi öneriliyor. Detaylar haberimizde.

Duygu Erdoğan / İSTANBUL – Ev sahipleri ile kiracılar arasındaki depozito sorunları, tahliye sonrası sıkça tartışılan bir konu haline geliyor. Borçlar Kanunu, depozito ödemelerinin ortak vadeli bir hesaba yatırılmasını öngörse de, bu uygulama genellikle göz ardı ediliyor. Sonuç olarak, depozito iade süreçleri çoğu zaman mahkemelik oluyor.

Kiracılardan alınan güvence bedeli, son yıllarda artan kira fiyatlarıyla birlikte daha fazla gündeme gelirken, bu süreçte taraflar arasında belirsizlik ve anlaşmazlıklar yaşanıyor. Uzun süre kiracı olanların tahliye sırasında alacakları depozitonun, ilk verdikleri tutar mı yoksa mevcut kira bedeli üzerinden mi hesaplanacağı gibi konular tartışma yaratıyor. Yargıtay’ın geçmişteki kararları ve Borçlar Kanunu’ndaki düzenlemelere rağmen, taraflar arasında suçlamalar ve anlaşmazlıklar devam ediyor.

Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, depozito ile ilgili merak edilenleri ve sürecin işleyişini açıklıyor. Depozito, kiralanan taşınmazda herhangi bir zarar ziyana karşı alınan ve en fazla üç aylık kira bedeline denk gelen bir güvence bedeli niteliğindedir. Ancak, bu bedel başka bir ödeme türü olarak kabul edilemez ve yalnızca taşınmazda oluşan zararlar için mahsup edilebilir.

Depozito ödemeleri, elden değil, mümkünse ortak bir banka hesabına yatırılmalıdır. Eğer elden ödeme yapılıyorsa, mutlaka bir teslim belgesi alınmalıdır. Kiracı, taşınmazda meydana gelen hasarların giderilmesi için ev sahibinden talepte bulunabilir, ancak bu durum depozito ile ilişkilendirilmemelidir. Kiracı, evden çıktığında aidat ve diğer giderleri ödediğini kanıtlayabilirse, depozitoyu geri alabilir. Aksi takdirde, ev sahibi zarar olduğunu iddia ederse, bu zararın giderilmesinin ardından depozito iadesi yapılır.

Depozito, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı tebliğ gereği döviz veya altın gibi değerlerle ödenemez. Ancak, bu kurala aykırı bir şekilde ödeme yapılmışsa, ev sahibi bu bedeli geri iade etmek zorundadır. Elden yapılan ödemelerde, kiracının depozito iadesi için icra takibi başlatması gerekebilir. Bu noktada, kira sözleşmesinde ödemenin güvence bedeli olarak belirtildiği önemlidir.

Depozitonun iade süreci ise genellikle karmaşık bir hale geliyor. Yeni Borçlar Kanunu’na göre, depozito bankada ortak bir hesaba yatırılmalı ve kira sözleşmesi sona erdiğinde mülk üzerinde herhangi bir zarar yoksa, depozito miktarı kiracıya iade edilmelidir. Ancak, uygulamada bu kurallar genellikle göz ardı ediliyor. Yargıtay’ın daha önceki kararları, uzun dönem kiracılara, tahliye sırasında depozitolarını güncel kira bedeli üzerinden alma hakkı tanıyor.

Kiracılar ve ev sahipleri, genellikle sözleşmeye bakarak hareket ediyor. Kira sözleşmesinde, depozitonun iade koşullarının açıkça belirtilmesi büyük önem taşıyor. Eğer sözleşmede “depozito verildiği şekilde tahliye halinde zarar yok ise aynen iade edilecektir” ifadesi yer alıyorsa, ilk ödenen tutar iade edilir. Bu şartların belirtilmediği durumlarda ise depozito, tahliye tarihindeki kira bedeli üzerinden hesaplanarak iade edilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu