Trump’ın Askeri Hamleleri Çin’de Tehdit Algısını Artırdı

Trump’ın İran ve Venezuela’ya yönelik askeri stratejileri, Çin’de tehdit algısını güçlendirdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ve Venezuela’ya yönelik askeri stratejileri, Pekin’de uzun süredir var olan bir algıyı yeniden canlandırdı. Çin yönetimi, Washington’un küresel hakimiyetini sürdürmek için her türlü aracı kullanabileceğine inanıyor ve bu durumun kendi ulusal çıkarlarını tehdit ettiğini düşünüyor.

Trump’ın Orta Doğu’daki askeri eylemleri, Venezuela’daki Maduro hükümetini devirmesinin hemen ardından gerçekleşti. Bu gelişmeler, Çin lideri Xi Jinping’in ABD’ye karşı sert bir tutum sergilemesine zemin hazırladı. Ancak Pekin, Washington’un bu tür müdahalelerle kendi pozisyonunu zayıflatabileceğine dair endişelerini de taşıyor.

Trump, Çin’i dünyanın diğer süper gücü olarak tanıyarak işbirliği mesajı vermeye çalışsa da, İran ve Venezuela’ya yönelik saldırıları, Pekin’in bu işbirliğine dair şüphelerini artırıyor. ABD yönetimi ayrıca, Çin’in ithalatına yönelik yeni gümrük vergisi soruşturmaları başlattı. Trump, Çin’e %145’e kadar tarifeler uygularken, Xi Jinping de misilleme olarak nadir toprak elementlerini koz olarak kullanma yoluna gitti.

Önümüzdeki haftalarda Pekin’de gerçekleştirilecek zirve öncesinde, Çin’in ABD’den Tayvan’a silah satışlarını engelleme ve Tayvan bağımsızlığına karşı net bir duruş sergilemesi yönünde taviz koparmayı hedeflediği görülüyor. Söz konusu silah paketi şu an için askıda duruyor.

İran’daki olası bir savaş, Çin’in enerji güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Zira Çin’in petrol ithalatının yaklaşık %45’i Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Xi yönetimi, yapay zeka için kritik öneme sahip gelişmiş çiplere erişim kısıtlamalarının kaldırılmasını da talep etmeye hazırlanıyor. Bu bağlamda, Çin’in nadir toprak elementleri ihracatını yeniden baskı aracı olarak kullanabileceği değerlendiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu