Dünya Bankası’ndan Uyarı: İran Savaşı Ekonomiyi Derinden Etkileyecek

Dünya Bankası, İran savaşının küresel ekonomi üzerindeki kalıcı etkilerini vurguladı. Ekonomik sonuçlar ateşkes sonrası da devam edecek.

Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, Orta Doğu’daki savaşın ateşkesle sona ermesi durumunda bile küresel ekonomi üzerinde kalıcı ve zincirleme etkiler bırakacağını ifade etti. Savaşın uzaması halinde ise büyüme oranlarında ciddi düşüş ve enflasyonda belirgin artış öngörülüyor.

Banga, Reuters’a yaptığı açıklamada İran savaşının küresel ekonomik dengeleri sarsacak boyutta olduğunu vurguladı. Ateşkes sağlansa bile ekonomik etkilerin devam edeceğini belirten Banga, savaşın yeniden başlaması durumunda ise bu etkilerin çok daha ağır olacağını söyledi.

Dünya Bankası’nın yaptığı değerlendirmelere göre, savaşın ekonomik sonuçları giderek netleşiyor. Eğer savaş kısa sürerse, küresel büyümede 0,3 ila 0,4 puanlık bir düşüş ve enflasyonda 200-300 baz puanlık bir artış bekleniyor. Ancak savaşın uzaması durumunda büyüme kaybı 1 puana kadar çıkabilirken, enflasyonun da 0,9 puana kadar yükselebileceği tahmin ediliyor.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerin bu durumdan daha fazla etkileneceği öngörülüyor. Dünya Bankası’nın yeni tahminlerine göre, 2026 yılı için büyüme beklentisi %3,65 olarak belirlenmişken, bu rakamın kötü senaryo altında %2,6’ya kadar düşmesi bekleniyor. Enflasyon ise 2026 için %4,9 olarak öngörülürken, kötü senaryo altında %6,7’ye kadar çıkabileceği ifade ediliyor.

Savaşın en belirgin etkisi enerji piyasalarında hissediliyor. Petrol fiyatları %50 oranında artarken, doğalgaz, gübre ve diğer kritik ürünlerde arz kesintileri yaşanıyor. Ayrıca, turizm ve hava taşımacılığı da olumsuz etkilenmiş durumda.

Banga, küresel ekonomi açısından en kritik konunun Hürmüz Boğazı’nın durumu olduğunu belirtti. “Barış kalıcı olacak mı ve Hürmüz yeniden açılacak mı?” sorusunun belirleyici olacağını ifade eden Banga, çatışmanın yeniden başlaması halinde enerji altyapısının daha fazla zarar görebileceğine dikkat çekti.

Dünya Bankası, enerji kaynakları sınırlı olan ülkelerle temaslarını artırarak bu ülkelere destek arayışına girdi. Küçük ada devletleri ve enerji ithalatına bağımlı ekonomiler için kriz destek mekanizmaları devreye alınabilir. Banga, hükümetlere kontrolsüz enerji sübvansiyonlarının uzun vadede mali dengeleri bozabileceği uyarısında bulundu.

Birçok gelişmekte olan ülke, yüksek borç seviyeleri ve faiz oranları nedeniyle enerji şokuna karşı yeterli önlem almakta zorlanıyor. Bu bağlamda, Banga, ülkelerin enerji stratejilerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini vurguladı. Dünya Bankası, nükleer enerji yatırımlarına yeniden destek vermeye başlayarak yenilenebilir enerji projelerini artırmayı hedefliyor. Banga, nükleer enerjinin, hidroelektrik ve jeotermal kaynakların artırılmaması halinde ülkelerin fosil yakıtlara bağımlılığının artacağına dair uyarıda bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu