Yabancı Yatırımlarda Türkiye’nin Yükselişi: 33. Sırada
Türkiye, 11 milyar dolarlık yabancı yatırım ile dünya sıralamasında 33. sıraya yükseldi.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine dayanan yeni bir araştırma, en fazla doğrudan yabancı yatırım çeken 100 ülkeyi sıraladı. Bu listede ABD, 279 milyar dolarlık yatırım ile açık ara lider konumda bulunurken, Türkiye 11 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım çekerek 33. sırada yer aldı. Türkiye, bu başarıyla Hollanda, Filipinler, Umman, Yunanistan ve Almanya gibi birçok gelişmiş ekonomiyi geride bıraktı.
Küresel ekonomide sermaye akışları, ülkelerin büyüme potansiyelini gösteren en önemli göstergeler arasında yer alıyor. 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde toplam 1,5 trilyon dolarlık doğrudan yabancı yatırım gerçekleşti. Şirketler, yeni fabrikalar kurmak, üretim kapasitelerini artırmak, yeni pazarlara açılmak ve uzun vadeli yatırımlar yapmak amacıyla bu yatırımları gerçekleştiriyor. Bu bağlamda, Amerika Birleşik Devletleri yine en büyük yatırım alanı oldu.
ABD, 279 milyar dolarlık yatırımla listenin en üstünde yer alırken, onu sırasıyla 143 milyar dolarla Singapur, 126 milyar dolarla Hong Kong ve 116 milyar dolarla Çin takip etti. Küresel finans merkezleri olan Singapur, Hong Kong, Lüksemburg ve Cayman Adaları’nın, ekonomik büyüklüklerinin çok üzerinde yatırım çekmesi dikkat çekiyor.
Türkiye’nin bu sıralamadaki konumu, özellikle dikkat çekici. 2024 yılında 11 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırımla dünya sıralamasında 33. sıraya yerleşen Türkiye, Hollanda, Çekya, Filipinler, Umman, Güney Afrika, Finlandiya ve Almanya gibi ülkelerin önünde konumlanıyor. Türkiye, Norveç, Malezya, Tayvan ve Tayland ile benzer yatırım seviyelerine ulaşmış durumda.
Son yıllarda küresel şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabaları, Avrupa’ya yakın üretim merkezlerine olan ilgiyi artırırken, Türkiye’nin coğrafi konumu, sanayi altyapısı ve genç iş gücü gibi avantajları yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Araştırma, küresel yatırımcıların yalnızca büyük ekonomilere yönelmediğini de gösteriyor. Singapur, Hong Kong, Lüksemburg ve Cayman Adaları gibi finans merkezleri, ekonomik büyüklüklerinin çok üzerinde sermaye çekmeyi başarırken; Vietnam, Endonezya, Hindistan ve Türkiye gibi üretim üsleri de küresel şirketlerin uzun vadeli yatırım planlarında önemli bir yer tutuyor. Bu durum, dünya ekonomisinde rekabetin artık yalnızca büyüklükle değil, aynı zamanda yatırım çekebilme kapasitesiyle de ölçüldüğünü ortaya koyuyor.




