Enerji Faturası 60 Milyar Dolara Ulaşabilir

Enerji fiyatlarındaki artış, Türkiye’nin cari açığını 60 milyar dolara kadar yükseltebilir. QNB ekonomistlerinin analizine göre enflasyon etkisi de artacak.

ŞEBNEM TURHAN

Küresel piyasalarda ABD ve İran arasındaki gerilim ile Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski, enerji fiyatlarında önemli artışlara yol açtı. Enerji ithalatına bağımlı olan Türkiye, bu gelişmelerden olumsuz yönde etkilenecek. QNB ekonomistleri, enerji fiyatlarının kalıcı bir şekilde yükselmesi durumunda, cari açığın 50 milyar dolara kadar çıkabileceği ve enflasyonda 2 puanlık bir artış yaşanabileceğini öngörüyor. Analizde, akaryakıt fiyatlarındaki artışların devreye alınan eşel mobil sistemi ile önemli ölçüde dengeleneceği ifade ediliyor.

QNB ekonomistleri Erkin Işık, Deniz Çiçek ve Şakir Oktay Gür tarafından hazırlanan raporda, Türkiye’nin dış dengesi incelendiğinde, değerlendirmelerin genellikle ham petrol fiyatları üzerinden yapıldığı, ancak doğalgaz fiyatlarının da cari açık üzerinde önemli bir etkisi olduğu vurgulandı. Ham petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 20 oranında artması ve doğalgaz fiyatlarının son bir hafta içinde neredeyse iki katına çıkması, dış dengeyi olumsuz etkileyecek. Bu çerçevede, petrol ve doğalgaz fiyatları ile ithalat verilerini kullanarak bir Enerji Fiyat Endeksi (EFE) geliştiren QNB ekonomistleri, mevcut fiyat seviyeleri korunursa EFE’nin önümüzdeki dönemde yüzde 50 oranında yükselebileceğini belirtti.

Enerji İthalatı 60 Milyar Dolara Çıkabilir

Son aylarda 3.5-4 milyar dolar arasında seyreden aylık net enerji ithalatının, önümüzdeki dönemlerde 5-6 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor. Eğer fiyatlar yıl boyunca bu seviyelerde kalıcı olursa, toplam enerji ithalatı geçen yılki 47.2 milyar dolardan 60 milyar dolara çıkabilir. Analizde, geçen yıl ortalama 3.440 dolar olan ons altın fiyatındaki artışın, TL’nin değerlenmesi ve güçlü iç talep görünümünün de cari açığı 50 milyar dolara kadar yükseltebileceği hesaplandı. QNB ekonomistleri, baz senaryolarında enerji fiyatlarındaki artışın birkaç ay içinde geri alınacağını varsayıyor ve cari açığı 36 milyar dolar olarak tahmin ediyor.

Enflasyon üzerinde ise akaryakıt ve LPG fiyatları ile taşımacılık maliyetleri ve gübre fiyatlarındaki artışlar gibi faktörlerin ek fiyat baskıları yaratabileceği belirtiliyor. İç talebin güçlü görünümü göz önüne alındığında, bu maliyet artışlarının fiyatlara yansıma oranının yüksek olabileceği değerlendiriliyor. TCMB’nin hesaplamalarına göre, ham petrol fiyatlarındaki her yüzde 10’luk artış, enflasyonu bir yıl içinde yaklaşık 1 puan artırıyor. Yılsonu için yüzde 24 enflasyon tahmini, 70 dolarlık petrol fiyatı varsayımıyla yapıldığında, petrol fiyatının 85 dolara kalıcı olarak yükselmesi, yaklaşık 2 puanlık yukarı yönlü bir revizyon gerektirecek. Ancak, devreye giren eşel mobil sistemi bu etkiyi büyük ölçüde hafifletecek. Eşel mobil kapsamında, rafineri çıkış fiyatlarındaki artışlarda ÖTV tutarı artışının yüzde 75’ine kadar düşürülebilecek, fiyatlardaki düşüşlerde ise aynı oranda artırılabilecek.

100-110 Dolar Aralığında Dengelenebilir

Mevcut durumda benzin ve motorin fiyatlarının yaklaşık yüzde 30’u ÖTV’den oluşuyor. QNB ekonomistlerinin yaptığı hesaplamalara göre, rafineri marjlarındaki artışa bağlı olarak, ham petrol fiyatlarının 100-110 dolar aralığına kadar yükselmesi eşel mobil sistemi ile dengelenebilir. Bu uygulamanın bütçe üzerindeki maliyetinin yönetilebilir düzeyde olduğu belirtiliyor. Son aylarda akaryakıt ÖTV tahsilatının yaklaşık 50 milyar TL seviyesinde olduğu, en uç senaryoda ÖTV’nin tamamen sıfırlanması halinde dahi yıllık bütçe maliyetinin GSYH’nin yaklaşık yüzde 0,7’sine denk geleceği kaydedildi. Mevcut fiyat seviyelerinde bunun yaklaşık yarısı kadar bir maliyet oluşabileceği öngörülüyor. Ocak ayı itibarıyla son 12 aylık bütçe açığının GSYH’ye oranı yüzde 2,9 ve yılsonu hedefi olan yüzde 3,5’in altında, bu bağlamda mevcut bütçe görünümü böyle bir uygulamaya olanak tanıyor.

Sonuç olarak, QNB ekonomistleri, enerji fiyatlarındaki kalıcı artışın en belirgin etkisinin cari açıkta görüleceğini ifade ederken, enflasyon üzerindeki etkinin eşel mobil sistemi ile büyük ölçüde dengeleneceğini vurguladı. Bunun maliyetinin ise, son dönemdeki bütçe açığındaki düşüş dikkate alındığında, karşılanabilir düzeyde olduğunu belirttiler.

BBVA: Yüzde 25 Yılsonu Tahmini Korunuyor

BBVA ekonomistleri, Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle artan enerji maliyetlerinin Türkiye’de enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti. Enerji fiyatlarındaki yüzde 10’luk bir artışın, bir yıllık perspektifte manşet enflasyona yaklaşık 1 ile 1.5 puan ekleyebileceği hesaplandı. Enerji fiyat şoku ve kalıcı enflasyon dinamiklerinin 2026 yıl sonu enflasyon tahmini üzerinde yaklaşık 1.5 puanlık bir etki yarattığı belirtildi. BBVA Research, TCMB’nin reel faizleri yükselterek verdiği zamanlı tepki ve akaryakıt fiyatlarındaki eşel mobil sisteminin bu baskıların bir kısmını dengeleyebileceğini öngördü. Kurum, yüzde 25 olan yılsonu enflasyon tahminini koruduğunu, ancak jeopolitik gelişmeler ve ek politika adımları ışığında bu tahmini gerekirse revize edebileceğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu