Hindistan’ın Serbest Ticaret Anlaşması ile AB Pazarında Kayıp Riski Artıyor
Hindistan-AB Serbest Ticaret Anlaşması, Türkiye’nin 8 milyar dolarlık hazır giyim pazarında kayıp riskini artırıyor.
Hindistan ile Avrupa Birliği arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması, AB’nin 100 milyar doları aşan hazır giyim pazarında rekabeti önemli ölçüde etkiliyor. Bu durum, Türkiye’nin yaklaşık 8 milyar dolarlık pazar payını tehdit ederken, Hindistan’ın AB’ye olan ihracatının 2032 yılına kadar 13-15 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Anlaşma ile birlikte, Hindistanlı üreticilerin AB pazarında karşılaştıkları yüzde 9-12 seviyesindeki gümrük vergilerinin düşmesi, pamuklu hazır giyim ürünlerinde fiyat rekabetini köklü bir şekilde değiştirecek.
Hindistan’ın dikey entegre pamuk üretim yapısının avantajları ve AB’nin tedarik zincirini çeşitlendirme çabaları, bu süreçte önemli rol oynayacak. Türkiye’nin mevcut konumu göz önüne alındığında, özellikle pamuklu ürünlerde rekabet baskısının artması bekleniyor. Sektör temsilcileri, Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi kadar, Türkiye’nin rekabetçiliğini artıracak desteklerin de hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Hindistan basınında yer alan bilgilere göre, Hindistan’ın AB’ye hazır giyim ihracatı şu anda 6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor ve bu rakamın 2032’ye kadar 13-15 milyar dolara çıkması öngörülüyor.
Bu büyümenin, pamuk ağırlıklı üretim yapan Türkiye, Bangladeş ve Pakistan gibi ülkelerin mevcut pazar paylarından gerçekleşmesi bekleniyor. TexPro verilerine göre, 94 milyar dolarlık AB hazır giyim ithalatında, Çin yüzde 29 pay ile ilk sırada yer alırken, Bangladeş yüzde 21, Türkiye ise yüzde 11 pay ile üçüncü sıradadır. Hindistan ise yüzde 5 pay ile dördüncü sırada bulunmaktadır.
Çin ve Vietnam, sentetik ürünlerde güçlü bir konumdayken, Hindistan, Türkiye, Bangladeş ve Pakistan pamuk bazlı ürünlerde öne çıkıyor. Yeni anlaşma, özellikle pamuk segmentinde Hindistan’a avantaj sağlıyor. Anlaşma öncesinde Hindistanlı ihracatçılar, AB’ye girişte birçok üründe yüzde 9-12 arasında gümrük vergisi öderken, Türkiye, Bangladeş ve Pakistan çeşitli düzenlemeler sayesinde sıfır ya da düşük vergi avantajına sahipti. STA ile birlikte, tekstil ve hazır giyimde neredeyse tüm tarife satırlarında vergilerin sıfırlanması, Hindistan’ın maliyet dezavantajını ortadan kaldıracak. Hindistan’ın AB hazır giyim ithalatındaki payı şu anda yaklaşık yüzde 5 seviyesinde bulunurken, maliyet rekabetinin artmasıyla bu oranın orta vadede yüzde 8-9’a çıkabileceği tahmin ediliyor.
Hindistan, geçmişte organik sertifikasyon krizleri yaşamış olsa da, pamukta sahip olduğu dikey entegre üretim yapısıyla dikkat çekiyor. Dünya’nın en büyük pamuk üreticilerinden biri olan Hindistan, iplikten kumaşa, konfeksiyondan ev tekstiline kadar tüm üretim aşamalarında güçlü bir kapasiteye sahip. Bu yapı, dış hammadde bağımlılığını azaltarak maliyet avantajı sağlıyor. Ancak sentetik ağırlıklı segmentlerde, Çin ve Vietnam’ın ölçek üstünlüğü devam ediyor. Hindistan’ın bu alanda daha güçlü bir konum elde etmesi için sentetik üretim kapasitesini artırması gerekiyor. Bu gelişmelerle birlikte, Hindistan’ın bazı temel ürün gruplarında Pakistan ve Türkiye’yi geride bırakacağı, Bangladeş ve Vietnam ile arasındaki farkı azaltacağı öngörülüyor.
Türkiye’nin AB pazarındaki durumu ise endişe verici bir şekilde zayıflıyor. Eurostat verilerine göre, AB-27’nin hazır giyim ithalatı 2022’de 113 milyar Euro iken, 2023’te 95 milyar Euro’ya düşmüş, 2024’te ise 96,9 milyar Euro’ya yükselmesi bekleniyor. Türkiye’nin AB’nin hazır giyim ithalatındaki payı ise 2024’te yüksek maliyetlerden kaynaklanan fiyat rekabeti nedeniyle yüzde 6,5 düşüşle 10,4 milyar Euro’ya gerilemesi öngörülüyor. Geçen yılın 10 aylık döneminde ise bölgenin hazır giyim ithalatı yüzde 3,4 artışla 98,2 milyar Euro’ya çıkarken, Türkiye’nin hazır giyim sektörünün bölgeye ihracatı yüzde 10,6 düşüşle 7,9 milyar Euro’ya geriledi.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin artık yeterli olmadığını belirtiyor. Narbay, “Gümrük Birliği güncellenmeli, ancak asıl sorun Türkiye’nin rekabetçiliğini kaybetmiş olması. Güncelleme önemli ama tek başına yeterli değil. Ürünlerimizi AB’ye gümrüksüz sokabiliyoruz” dedi. Narbay, AB’nin 75 ülke ile Serbest Ticaret Anlaşması bulunduğunu, Türkiye’nin ise bunların yalnızca 25’i ile anlaşma yaptığını hatırlatarak, bu durumun “trafik sapması” riskini artırdığını ifade etti. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin hazır giyim sektörüne doğrudan katkı sağlamayacağını belirten Narbay, “Temel problem maliyet yapımız. Eğer pahalıysanız, AB’de serbest dolaşım hakkınız olsa da bu yeterli olmaz. Öncelik, rekabetçiliğin yeniden kazanılması olmalı” diye konuştu.
TOBB Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat ise, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarında Türkiye’nin taraf olmamasının ciddi bir rekabet sorunu yarattığını vurguladı. Fayat, “AB’nin STA yaptığı ülkelerden gelen ürünler ATR belgesiyle Türkiye’ye girebiliyor. Ancak biz o ülkelere ihracat yaparken mevcut gümrük tarifelerine tabi oluyoruz. Bu durum ciddi bir asimetri oluşturuyor” dedi. Fayat, Hindistan ile imzalanan STA’nın yalnızca Avrupa pazarındaki payı değil, Türkiye iç pazarını da tehdit ettiğini belirtti. “Bu tablo çok ciddi bir haksız rekabet doğuruyor” diyen Fayat, önümüzdeki 4-5 yıl içinde Türkiye’nin AB’ye satışlarında yüzde 10’a yakın bir kayıp öngördüğünü ifade etti.




