Marmara Denizi’nde Kırmızı Pazartesi: Denizini Kaybeden Kentler
Marmara Denizi’nde yaşanan kirlilik ve müsilaj sorunu, Balıkesir, Bandırma ve Bursa gibi deniz kentlerini tehdit ediyor.
İstanbul dışında, Marmara Denizi kıyısındaki beş ilde, kirlilik ve müsilaj sorununu araştırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz geziler, durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Balıkesir, Bursa, Kocaeli, Çanakkale ve Tekirdağ’da bilim insanları, yerel yöneticiler ve ekoloji aktivistleriyle yapılan görüşmelerde, deniz kirliliğinin başlıca kaynakları ve etkileri hakkında derinlemesine bilgi edinme fırsatı bulduk.
2021 sonrası bazı bölgelerde iyileşme çabalarına tanık olunsa da, genel tablo endişe verici. Özellikle Balıkesir’de, deniz kirliliğinin en büyük sebeplerinden biri olan Gönen Çayı’nın durumu üzerinde duruldu. Balıkesir Belediyesi ve BASKİ yetkilileri ile yapılan görüşmelerde, tarımsal ilaç kullanımı, arıtılmamış atıklar ve sanayi atıklarının denizle buluşması gibi sorunlar gündeme geldi. BASKİ yetkilileri, kirlilikle mücadele için çaba sarf ettiklerini ancak finansman ve yer tahsisi gibi sorunlarla karşılaştıklarını ifade ettiler.
Balıkesir’deki atık su arıtma tesislerinin yalnızca yarısının ileri biyolojik arıtma yapabildiği ortaya çıktı. Bu durum, bölgedeki sanayi kuruluşlarının ve tarımsal faaliyetlerin deniz ekosistemine olumsuz etkilerini artırıyor. Bandırma’daki sanayi tesisleri, tarım alanlarının yerini alarak çevresel sorunları derinleştiriyor. Özellikle, Bandırma’daki BAĞFAŞ Gübre Fabrikası’nın denize yaptığı deşarjlar, halk arasında büyük bir endişe kaynağı haline geldi.
Bandırma’da, midye yetiştiricileri müsilajın etkilerinden şikayet ederken, deniz ekosisteminin bozulmasıyla birlikte balıkçılık faaliyetlerinin de olumsuz etkilendiği gözlemleniyor. Bursa’da ise Nilüfer Çayı’nın durumu, sanayileşmenin getirdiği kirliliğin boyutlarını gözler önüne seriyor. Nilüfer Çayı, sanayi atıklarının yoğun bir şekilde deşarj edildiği bir su kaynağı haline geldi. Bu durum, bölgedeki tarımsal faaliyetleri ve su kalitesini tehdit ediyor.
Yerel halk, sanayi tesislerinin çevreye verdikleri zararları dile getirirken, yetkililerin bu sorunlara karşı yeterli önlemleri almadığını ifade ediyor. Kirlilikle mücadele için daha etkin politikaların geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Marmara Denizi’nin geleceği için atılacak adımlar, hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıyor.




