El Nino Etkisiyle Sıcaklık Rekorları Bekleniyor

El Nino’nun etkileriyle birlikte sıcaklık rekorları bekleniyor. İklim değişikliği ve hava durumu üzerindeki etkileri inceleniyor.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, El Nino’nun iklim değişikliği ile birleştiğinde daha da güçlü etkiler yaratacağı uyarısında bulundu. Kurnaz, El Nino’nun kısa vadeli sıcaklık dalgaları oluştururken, iklim değişikliğinin bu dalgaların üzerine binen sürekli bir artış sağladığını belirtti.

Columbia Üniversitesi’ne bağlı Uluslararası İklim ve Toplum Araştırma Enstitüsü’nden elde edilen verilere göre, El Nino koşulları Tropikal Pasifik’te güçleniyor. Nino 3.4 bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklıkları, uzun dönem ortalamasının 0,98 derece üzerinde ölçülürken, bu fark Haziran ayında 1,55 dereceye yükseldi. Son ölçümler ise deniz yüzeyi sıcaklığının ortalamanın 2,1 derece üzerine çıktığını gösteriyor. Bu durum, El Nino’nun güçlenmeye devam ettiğini ve çok güçlü bir El Nino dönemine doğru ilerlediğimizi ortaya koyuyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verileri, El Nino’nun 2026 yılının Ağustos-Ekim döneminde küresel iklim üzerinde etkili olabileceğini ve bu durumun dünya genelinde sıcaklıkların normalin üzerinde artma olasılığını artırabileceğini vurguluyor. Ayrıca, yağış düzenlerinde de değişiklikler yaşanabileceği belirtiliyor. El Nino’ya ek olarak, Hint Okyanusu’nda oluşması beklenen Pozitif Hint Okyanusu Dipolü’nün de etkileri göz önünde bulundurulmalı.

Kurnaz, El Nino’nun hızlanma sürecine girebileceğini ifade ederek, Ağustos-Ekim ayları için öngörülen 2,9 derecelik sıcaklık artışının gerçekleşmesi durumunda, 1997-1998 ve 2015-2016 yıllarındaki güçlü El Nino olaylarıyla karşılaştırılabilecek bir durumla karşılaşabileceğimizi belirtti. Bu süreçte küresel sıcaklık ve yağış normlarında belirgin değişiklikler yaşanması bekleniyor.

Nino 3.4 bölgesinin, El Nino’nun etkilerinin en net şekilde gözlemlendiği alan olduğunu vurgulayan Kurnaz, bu bölgedeki deniz yüzeyi sıcaklıklarının uzun dönem ortalamasından ne kadar saptığının El Nino’nun göstergesi olduğunu ifade etti. Genel kabul gören sınıflandırmaya göre, ortalama sıcaklığın 0,5 derece üzerinde olması zayıf, 1,0 derece üzerinde orta, 1,5 derece üzerinde güçlü, 2,0 derece ve üzeriyse çok güçlü El Nino anlamına geliyor. Kurnaz, mevcut durumun kritik bir eşik aştığını ve bilim insanlarının bunu önemli bir gelişme olarak değerlendirdiğini belirtti.

El Nino’nun etkilerinin, küresel ortalama sıcaklıklarda belirgin artışlara, tropikal siklon aktivitesinde değişimlere ve büyük ölçekli kuraklık-sel olaylarına yol açabileceğini hatırlatan Kurnaz, bu durumun geçmişteki güçlü olaylarla benzerlik taşıdığını ifade etti. El Nino’nun Ağustos-Ekim döneminde iklim üzerinde baskın hale gelmesinin, dünya genelinde sıcaklıklarda yukarı yönlü bir sıçrama yaratacağı öngörülüyor. Özellikle Endonezya, Avustralya’nın doğusu ve Güney Afrika gibi nemli bölgelerde kuraklık riski artarken, Ekvatoral Doğu Pasifik kıyıları ve Güney Amerika’nın batısında aşırı yağış ve sel riski yükselebilir. Ayrıca, Atlantik’te kasırga aktivitesinin azalması bekleniyor. El Nino, kasırga oluşumunu zorlaştırıyor ve bu durum tarım ve gıda güvenliği üzerinde baskı oluşturabilir.

Kurnaz, Türkiye’nin El Nino’nun klasik etki haritasının merkezinde yer almadığını ancak Akdeniz havzasının El Nino yıllarında genellikle daha sıcak ve daha kurak bir sonbahar-kış dönemi geçirdiğini belirtti. Türkiye’de önümüzdeki aylarda sıcaklık anomalilerinin devam etmesi ve orman yangını riskinin artması bekleniyor. Mevcut sıcaklıkların daha önceki dönemlere göre daha yüksek olmasının, El Nino’nun etkilerini artırabileceğini ifade eden Kurnaz, okyanusların ısı içeriğinin de daha yüksek olduğunu ve bu durumun El Nino’nun enerji kaynağını artırdığını vurguladı. Ayrıca, Pozitif Hint Okyanusu Dipolü’nün de aynı döneme denk gelmesi, iki sistemin etkilerini birleştirerek bölgesel riskleri artırabileceği konusunda uyarılarda bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu