Korhan Alşan: Benzer Oteller Fiyat Rekabetine Mahkum Oluyor

Korhan Alşan, benzer otellerin fiyat rekabetine mahkum kaldığını ve estetik kaybı yarattığını vurguladı.

Turizm sektöründe uzun yıllardır aynı yatırım modelinin tekrarlandığını dile getiren Korhan Alşan, özellikle sahil bölgelerinde benzer mimari özelliklere sahip otellerin artışının ciddi bir değer kaybına yol açtığını ifade etti. Alşan, ‘Aynı oda tasarımı, benzer plaj konseptleri, aynı menüler ve mimari dil, zamanla destinasyonun estetik hafızasını yok ediyor. Bu durum, birbirine benzeyen otellerin yalnızca fiyat üzerinden rekabet etmesine neden oluyor’ şeklinde konuştu.

Alşan, turizm bölgelerinde plansız bir şekilde artan yatak arzının, ortalama günlük oda fiyatlarını (ADR) düşürdüğünü ve bu durumun hizmet kalitesini olumsuz etkilediğini vurguladı. Ayrıca, personel sirkülasyonunun arttığını, bakım yatırımlarının ertelendiğini ve bu süreçlerin destinasyonların marka değerini zayıflattığını belirtti.

Yıldız Enflasyonu Uyarısı

Alşan, turizm sektöründeki en büyük tehditlerden birinin ‘yıldız enflasyonu’ olduğunu ifade etti. Gerçek bir deneyim sunmayan ve yalnızca fiziksel büyüklükleriyle öne çıkan tesislerin, aynı ‘lüks’ tanımını paylaşmasının sektördeki kaliteyi düşürdüğünü söyledi. ‘Bir süre sonra beş yıldız standardı aşağı çekiliyor ve segmentler birbirine karışıyor. Sonuç olarak, yüksek hacim oluşsa bile yüksek değer elde edilemiyor’ diyen Alşan, güçlü destinasyonların ortak özelliğinin yoğunluk değil, seçicilik olduğunu kaydetti.

Estetik Ekonomik Gücün Temeli

Korhan Alşan, destinasyon ekonomisinde estetiğin yalnızca görsellikten ibaret olmadığını, korunmuş mimari doku, özgün sokak karakteri, yerel malzeme kullanımı ve ölçek kontrolünün doğrudan fiyat gücü oluşturduğunu belirtti. Alşan, aynı sahil şeridinde yan yana dizilmiş birçok benzer otel yerine, karakteristik olarak farklılaşan daha az sayıda güçlü yapının çok daha yüksek ekonomik değer ürettiğini ifade etti. ‘Her sokağı aynı tür kafe ve tekrar eden işletmelerle doldurmak, canlılık değil, plansızlıktır’ diyen Alşan, güçlü şehirlerin her metrekareyi kiraya veren değil, hangi markanın destinasyona gerçek katkı sağladığını bilen şehirler olduğunu vurguladı.

Türkiye İçin Destinasyon Zekâsı Çağrısı

Alşan, Türkiye’nin artık klasik büyüme refleksinden çıkması gerektiğini belirterek, yıllık 500 binin üzerinde ziyaretçi ağırlayan şehirlerde bağımsız ‘Turizm Strateji Ofisleri’ kurulmasını önerdi. Bu ofislerin yalnızca tanıtım yapan kurumlar değil, veri ölçen, planlama yapan ve destinasyon kalitesini yöneten merkezler olması gerektiğini vurguladı. Cadde bazlı işletme yoğunluğu, arz dengesi, kişi başı turizm geliri, mimari kalite, trafik yükü, çalışan erişimi, sezon dengesi ve estetik bütünlük gibi alanların düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Geleceğin Güçlü Destinasyonları Karakterini Koruyanlar Olacak

Yeni nesil teşvik sisteminin de değişmesi gerektiğini belirten Alşan, daha fazla oda kapasitesi oluşturan değil, bulunduğu destinasyona estetik ve kültürel değer katan yatırımcıların desteklenmesi gerektiğini söyledi. Yerel mimariyi benimseyen, doğaya saygılı ve bölgenin ruhunu taşıyan projelerin stratejik olarak öne çıkarılması gerektiğini vurgulayan Alşan, Türkiye’nin en büyük avantajının sadece denizi ve iklimi değil, kültürel çeşitliliği ve hikâyesi olduğunu ifade etti.

Rekabet Serttir

‘Gerçek değer, kontrolsüz büyümede değil, korunabilmiş karakterdedir. Yol uzun, denge hassas, rekabet serttir. Ancak geleceğin güçlü destinasyonları bugünden planlananlar olacaktır. Söylem safhası sona ermiştir. Artık eyleme geçme zamanıdır’ şeklinde sözlerini tamamladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu