Dizel Arzındaki Sıkışma Fiyatları Yükseltiyor

ExxonMobil ve Chevron, dizel arzındaki sıkışmanın yılın ikinci yarısında da devam edeceğini belirtti.

Akaryakıt fiyatlarının düşmesini bekleyen sürücüler, ExxonMobil ve Chevron gibi büyük petrol şirketlerinden gelen temkinli açıklamalarla karşılaştı. Rafinerilerin yüksek kapasiteyle çalışmasına rağmen, küresel dizel ve diğer yakıt ürünlerindeki arz sıkıntısının yılın ikinci yarısında da devam edebileceği ifade edildi.

Fiyat baskısının yalnızca ham petrol kaynaklı olmadığı, rafineri bakımları, azalan ürün stokları, Çin’in sınırlı ihracatı ve Rusya’daki üretim kayıplarının da etkili olduğu belirtildi. Bu durum, petrolün benzin ve motorin gibi ürünlere dönüştüğü süreci daha da kırılgan hale getiriyor.

Chevron’un CEO’su Mike Wirth, rafine ürün fiyatlarındaki artışın üçüncü çeyrekte de sürebileceğini ve bu durumun ilerleyen aylarda da hissedilebileceğini belirtti. Özellikle dizel ve ısıtma yakıtı gibi orta distilat ürünlere olan talebin uzun vadede düşmesini beklemediklerini ifade etti. Bu değerlendirme, ham petrol fiyatlarındaki olası düşüşlerin pompa fiyatlarına aynı oranda yansımayabileceğini gösteriyor. Rafine ürün arzı daraldıkça, benzin ve motorin fiyatları, petrolün varil fiyatından bağımsız olarak daha dirençli bir seyir izleyebilir.

ABD’de ortalama benzin fiyatının yeniden galon başına 4 doları aşması, tüketiciler üzerindeki baskının yalnızca bir beklentiden ibaret olmadığını ortaya koyuyor.

Petrol şirketleri, yüksek fiyatların üretim kısıtlamalarından kaynaklanmadığını vurguluyor. ExxonMobil, ABD’deki rafinerilerini yüksek kapasiteyle çalıştırdığını ve ikinci çeyrekte şirket tarihinin en yüksek dizel üretim seviyelerine ulaştığını açıkladı. Chevron’un ABD’deki rafinerileri de günlük 1 milyon varilin üzerinde petrol işleyerek rekor seviyeye ulaştı. Ancak ExxonMobil’in CEO’su Darren Woods, mevcut kapasite kullanım oranlarının uzun süre sürdürülemeyeceğini belirtti. Rafinerilerin güvenli ve verimli çalışabilmesi için belirli aralıklarla bakım yapılması gerektiğini vurguladı. Bu nedenle, rekor üretim arz sorununu tamamen çözmekten ziyade, kısa vadede hafifleten bir etken olarak değerlendiriliyor. Bakım dönemlerinin başlamasıyla birlikte piyasaya sunulan benzin, motorin ve jet yakıtı miktarının yeniden azalması bekleniyor.

Hürmüz Boğazı, şirketlerin uyarılarında kritik bir rol oynuyor. Bu bölgede ham petrol taşımacılığının olağan düzene dönememesi, rafinerilerin ihtiyaç duyduğu petrolün zamanında ve yeterli miktarda ulaşmasını zorlaştırıyor. ExxonMobil yönetimi, rafineri sektöründeki baskının hafiflemesi için Hürmüz üzerinden sevkiyatların yeniden hızlanmasının önemine dikkat çekti. Boğazdaki düşük tanker trafiği, yalnızca ham petrol miktarını azaltmakla kalmıyor; tanker kiraları, savaş riski sigortası ve taşıma sürelerindeki artış da rafinerilerin maliyetlerini yükseltiyor. Ham petrolün farklı ve daha uzun güzergahlardan taşınması, varil fiyatı değişmese bile nihai yakıt maliyetlerini artırabiliyor. Bu ek maliyet, dizel ve benzin fiyatlarının yüksek kalmasına neden olan etkenlerden biri haline geliyor.

Yüksek kapasiteyle çalışan rafineriler, yılın üçüncü çeyreğinde zorunlu bakım dönemlerine girmeye hazırlanıyor. Chevron, planlanan üretim duruşlarının üçüncü çeyrek kazancını 175 milyon ila 225 milyon dolar azaltabileceğini öngörüyor. ExxonMobil ise üçüncü çeyrekteki planlı bakımın önceki üç aya göre daha düşük olmasını bekliyor. Ancak küresel sistemdeki beklenmedik rafineri arızaları, mevcut düşük stok ortamında fiyatlar üzerinde daha güçlü bir etki yaratabilir. Rusya’daki bazı rafinerilerin devre dışı kalması ve Çin’in dış pazarlara daha az yakıt göndermesi, arz sıkıntısını artırıyor. Bu koşullar altında ABD rafinerilerindeki yüksek üretim, dünya genelindeki talebi karşılamaya yetmiyor. Rafine ürün stoklarının yeniden yükselmemesi durumunda, fiyatların düşmesi için yalnızca petrol arzının değil, rafineri üretiminin de kalıcı olarak artması gerekecek.

ExxonMobil ve Chevron’un açıklamaları Türkiye’de doğrudan bir zam yapılacağı anlamına gelmiyor. Türkiye’de akaryakıt fiyatları, uluslararası ürün fiyatları, ham petrol, döviz kuru, rafineri maliyetleri ve vergiler gibi birçok faktörle belirleniyor. Ancak küresel dizel arzındaki sıkışma, Türkiye açısından önemli bir durum. Motorin fiyatları, yalnızca özel araç sahiplerini değil, aynı zamanda yük taşımacılığı, tarım, sanayi ve şehir içi ulaşım maliyetlerini de etkiliyor. Uluslararası piyasalardaki motorin fiyatlarının yüksek kalması ve Türk lirasındaki değer kaybı, pompaya yönelik baskıyı artırabilir. Buna karşın, petrol ve ürün fiyatlarının düşmesi veya döviz kurunun istikrarlı kalması bu etkinin sınırlanmasına yardımcı olabilir. Önümüzdeki dönemde Hürmüz’den geçen tanker sayısı, küresel rafineri bakım takvimi, Çin’in yakıt ihracatı ve Rusya’daki tesislerin durumu dikkatle izlenecek. Akaryakıtta kalıcı bir ucuzlama için bu dört başlığın aynı anda olumlu yönde ilerlemesi gerekecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu