Türk Deri Sektörü: Konsolidasyon ve ABD Pazarında Büyüme Hedefi
Türk deri sektörü, konsolidasyon süreci ve ABD pazarındaki büyüme hedefleri üzerine değerlendirmeler yapıldı.
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (EDMİB), nisan ayında yapılacak genel kurul öncesinde, sektörün 2018-2025 dönemine ilişkin performansını alt sektörler bazında inceledi. EDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar ve Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, mevcut sorunları ve 2026 sonrası için bir yol haritasını paylaştı.
EDMİB’in yaptığı analizde, ihracat birim fiyatlarındaki değişimler, enflasyon ve döviz kuru baskıları, artan üretim maliyetleri ve küresel rekabetin sektöre etkileri ele alındı. Zandar, saraciye alanının sektörün en yüksek katma değerli bölümlerinden biri olduğunu belirtirken, kilogram ihracat fiyatının 21 dolardan 18 dolara düştüğüne rağmen ihracatta belirgin bir düşüş yaşanmadığını ifade etti. Ancak, yüksek kapasiteli firma sayısının sınırlı olduğunu vurgulayan Zandar, “Saraciyede 250 bin doların üzerinde ihracat yapan firma sayımız sadece 7. Güçlü ve ölçekli firma sayısını artırmalıyız” dedi.
Deri konfeksiyonunun katma değerli bir alan olmasına rağmen ciddi yapısal sorunlar barındırdığını dile getiren Zandar, nitelikli iş gücü bulma zorluğu, yüksek üretim maliyetleri ve ihracat fiyatlarını tutturmanın giderek zorlaştığını belirtti. Ham deri ve kürk ihracatında kilogram fiyatlarının 8 dolardan 5 dolara kadar gerilediğini aktaran Zandar, bunun temel nedeninin dünya genelindeki deri fiyatlarındaki düşüş olduğunu kaydetti.
“İhracatçının temel beklentisi: enflasyonla doğru orantılı, öngörülebilir bir kur politikası”
Erkan Zandar, döviz kuru ile enflasyon arasındaki farkın önemine dikkat çekti. “Kilogram ihracat fiyatı mamulde yükselmiş olsa da ham maddede düştü. Döviz kurunun enflasyondaki artışın gerisinde kalması nedeniyle uluslararası pazarlarda fiyat tutturmakta zorlanıyoruz” diyen Zandar, Türkiye’deki üretim maliyetlerinin ana kaleminin enflasyona bağlı işçilik giderleri ve genel üretim maliyetleri olduğunu vurguladı. Ayakkabı sektöründe 2018’de ortalama kilogram ihracat fiyatının 27,5 dolar olduğunu, 2021-2022 döneminde 20 dolara kadar gerilediğini hatırlatan Zandar, “Bugün 4 dolarlık fark bile sektörün tüm dengesini etkiliyor. İhracatçının en temel beklentisi; enflasyonla doğru orantılı, öngörülebilir bir kur politikasıdır. Bugün fiyat açısından pahalı bir ülke konumundayız” dedi.
“Ayakta kalmak için teknoloji ve otomasyon yatırımlarını mutlaka yapmak zorundayız”
Gelecek dönemle ilgili değerlendirmelerde bulunan Zandar, sektörde önemli bir konsolidasyon sürecinin yaşanacağını belirterek, “Sadece güçlü markalar ayakta kalacak” ifadesini kullandı. Tüketici davranışlarının köklü değişim geçirdiğini, hibrit alışveriş modellerinin yaygınlaştığını ve yapay zeka ile otomasyon yatırımlarının sektörün geleceğini şekillendirdiğini söyleyen Zandar, “Ayakta kalmak için teknoloji ve otomasyon yatırımlarını mutlaka yapmak zorundayız” dedi. Türkiye’nin düşük maliyetli ülkelerle değil; butik üretim, tasarım gücü ve katma değerli ürünlerle rekabet edebileceğini vurguladı.
“Türkiye’de üretilmeyen bir malzemenin ithalatına vergi koyarak kimi koruyoruz?”
EDMİB Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, ham madde ve ara maddeye erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekerek, “Türkiye’de üretilmeyen bir malzemenin ithalatına vergi koyarak kimi koruyoruz?” sorusunu gündeme getirdi. Bu durumun yerli üreticiyi değil, ihracatçıyı rekabet edemez hale getirdiğini ifade eden Gündoğdu, Avrupa’daki rakiplerin aynı ara maddelere daha kolay eriştiğini belirtti. Bu durumun Türkiye’yi maliyet ve kalite açısından dezavantajlı bir konuma soktuğunu söyledi.
Türk deri sektörünün ABD pazarındaki hedefi %1’e ulaşmak
Finansmana erişimle ilgili iki temel talepleri olduğunu açıklayan Gündoğdu, fuar katılımlarında prefinansman sağlanması ve hak edilen devlet teşviklerinin ödeme sürelerinin kısaltılması gerektiğini vurguladı. ABD pazarına ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin ABD’nin deri ithalatından aldığı payın yalnızca %0,26 olduğunu hatırlatarak, hedeflerinin %1 paya ulaşmak olduğunu söyledi. Gündoğdu, ayrıca İzmir’de Deri Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi bulunmamasının sektörde önemli bir eksiklik olduğunu vurgulayarak, “Hedefimiz nettir: İzmir Deri Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması” dedi.




